Gözümüz oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Özellikle bebeklik döneminden başlayarak yaşamımızın ilerleyen yıllarına kadar bize sürekli lazım olacak bir organımızdır. Üstelik gözün vücudumuzun dış tarafında bulunan bir organımız olması, sürekli darbelere ve dışarıdan gelecek cisimlere maruz kalması anlamına gelir. Bu darbeler gözde yaralanma meydana getirebilir. Bu yaralanmalar ise tedavi edilmez veya ihmal edilirse gözde kalıcı görme bozukluklarına sebep olabilir. Göz, gözün dış veya iç kısmı olarak iki farklı şekilde yaralanabilir.
Göz yaralanmalarında tedavi süreci çok önemlidir. Tedavi edildikten sonra göz dikkat isteyen bir organdır. Eğer dikkat edilmezse gözün dış kısmında estetik olarak kötü görüntüler oluşabilir. Bunların dışında eğer ağır vücut travmaları nedeniyle oluşan bir yaralanma varsa ışık ile göz bebeğinin durumu dikkatle izlenmelidir. Bir diğer unsur ise göz yaralanmalarında, yaralanmaya sebep olan cismin doğru tanımlanmasıdır. Çünkü cam gibi keskin bir cisim ise müdahale edilmesi sırasında yapılacaklar çok önem taşımaktadır.
Havalar ısındı, bahar ayları geldi çattı. Özellikle bahar mevsiminde görülen alerjilerde de bir artış olmaya başladı. Eğer gözünüzde kaşınma, yanma veya kızarıklık gibi belirtiler oluyorsa hem de bu aylarda daha sık görülmeye başlandıysa bu yazıya dikkat!
Özellikle bu tip belirtiler erken teşhis edilmediğinde veya zamanı geçtiğinde gözde kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Bu nedenle yazının devamında yazanları mutlaka okumanızı öneririz. Birincisi mümkün olduğu kadar tozlu ortamlardan uzak durmaya çalışmalısınız. Göze gelecek cisimler görmeyi engelleyebileceği gibi kızarıklık veya kaşıntı da yapabilmektedir. Üstelik bu tür belirtiler bulaşıcı da olabilir. Sizden bir başkasına da geçebilir. Bunların dışında çok güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak da fayda getirebilir ancak numaralı veya kaliteli olması tavsiye edilir aksi şekilde göze zarar verebilir çünkü güneş gözlüklerinin amacı göze gelen zararlı ve fazla ışıkları kırmasıdır fakat siz kalitesiz camlardan imal edilmiş gözlükleri kullanırsanız fayda yerine zarar görebilirsiniz. Gözlüklerin kalitesi, yapıldı cam ve numarası son derece önemlidir. Özellikle havaların ısındığı şu günlerde mutlaka doktor kontrolünde bu uygulamaları takip etmek size çok yararlı olacaktır.
Dikkat! Bu göz damlası sağlık bakanlığı tarafından yasaklandı. Nedeni ise gözde kalıcı hasara neden olabileceği gerekçesi. İşte bu gibi nedenlerle eczanelere satış yasağı getirildi ve çok önemli bir duyuru yapıldı. Bu yasağa uymayan eczaneler ise ceza alabilir. Türk Eczacılar Birliği (TEB)’e gönderilen yazıda Alcaine yüzde 0,5 Oftalmik Çözelti adlı göz damlası, gözde kalıcı olabilecek hasarlara neden oluyor.
Gönderilen yazıda bu damlanın bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı kalıcı hasarlara neden olabileceğinden bahsediliyor. Ayrıca görmeyi de azaltabiliyor. Hatta kornea nakli gerektirecek operasyonlara bile gerek olabileceğinden şüpheleniliyor. Türk Eczacılar birliği ise bu yazıyı eczacılara göndererek bakanlığın kararını duyurdu. Ayrıca sağlık bakanlığı söz konusu damlanın sadece yetkili uzmanlar tarafından hazırlanabileceğini, düzenlenen reçetenin de en az 1 yıl saklanması gerektiğini ve reçetesiz satışın kesinlikle yapılmayacağını da vurguladı. Alınan bu kararlardan sonra bu göz damlası reçete de olsa satılamayacak. Sadece hastahanelerde uzman doktorlar tarafından gerektiği zaman kullanılabilecek.
Gözün oluşumunu incelediğimizde aslında kademeli olarak geliştiğini görürüz. Aslında şu an mükemmel bir organ gibi görünse de insan gözü aşamalı olarak incelendiğinde çok ilkel durumlardan geçerek bu günkü halini alabilmiştir. Araştırma ve düşünme yeteneklerini kaybeden insanlar belki yazının bu aşamasından sonrasını okumayacaklardır ancak biz yinede ülkemizde az da olsa birtakım insanların bilime gönül verdiğini bilerek yazımıza devam ediyoruz.
Bilim adamları gözü ilk incelediği yıllarda teknolojinin gelişmemesinden dolayı bir takım olayları es geçtiler. Eski zamanlarda özellikle evrimin ilk incelendiği yıllarda optik alanında uzmanların olmayışı gözün incelenememesine yol açtı. Bundan yıllar sonra teknolojinin gelişmesiyle, tüm özellikleriyle incelenebilen gözün yapısı keşfedildi. Şimdi biz bu tasarım olaylarını bırakacağız ve devam eden günlerde gözün aşamalı olarak nasıl oluşup geliştiğini göreceğiz. Bizi izlemeye devam edin…
Gözdeki korneanın yumurta şeklini aldığı tam olarak gözün içerisinde yuvarlak olmadığı duruma verilen addır astigmat. Astigmat hastaları uzağı veya yakını bulanık, gölgeli görmekten şikayet ederler. Gözlerinde ağrı yoktur ancak aşırı ışıklı yerlerde bazen göz ağrılarından da şikayet ettikleri olmuştur. Bu tür hastalarda gözleriyle gördükleri görüntülerin hiçbiri keskin değildir aksine bulanıklık çok fazla artmıştır ve hastalığın ilerleyen dönemlerinde bulanıklık seviyesinde artışlar görülür.
Astigmat ancak gözlük veya lens ile tedavi edilir. İlaç ile tedavisi yoktur ancak gözlük de tam olarak iyi görme sağlanamayabilir. Bu nedenle lensler, gözlüklerden daha fazla tavsiye edilir. Sert türden lensler tavsiye edilir. Eğer lens de fayda etmiyorsa kornea nakli son çözümdür.
Bilindiği gibi insan gözünün etrafında oluşan küçük nokta şeklinde kabarcık lekeleri vardır ve çoğu insanda bulunmamakla birlikte, bazı insanlarda bulunmasına rağmen farkına bile varılamayabilir. Oysa bu tür lekeler ve kabarcıklar belirmekte olan kataraktın habercisidir. Aslında katarakt gözle ilgili olarak gözün deforme olmasına bağlanır ve yaşın ilerlemesi sebebiyle belirti gösterir. Aslında bu her kişide farklı olabilir ve tedavisi için teşhis konulması çok önemlidir.
İşte bu gibi lekeler ihmale gelmez ve ilerde büyük hastalıkların belirtisi olabilir o nedenle tıpta erken teşhisin önemini bir kez daha vurgulayarak eğer göz çevrenizde bu şekilde lekeler veya kabarcıklar oluşuyorsa mutlaka göz doktoruna uğramanızı ve tedavi olmanızı öneririz. Doktorunuz bu konu ile ilgili gerekli testleri ve işlemleri yaparak en kısa sürede size durumu bildirecektir.
Göz kaşıntısı büyük ve ciddi bir durumdur. Üzerinde durulmadan geçiştirilmesi hiç tavsiye edilmez çünkü göz kaşıtısı belli hastalıkların veya alerjilerin habercisi olabilir. Bu durumda eğer kullanılan bir ilç varsa doktora başvurarak alerji yapıp yapmadığı öğrenilir eğer alerji devam ediyorsa ilacı kullanmayı kesmeniz düşünülebilir. Bu konuda ayrıntılı bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. Diğer bir konu ise göz kaşıntısına deri hastalıklarının sebep olmasıdır.
Eğer göz kaşıntısına deri hastalıkları sebep oluyor ise bu durumda göz değil göz çevresi veya göz kapağı kaşınmaktadır. Kaşıntı geçirici kremler bu konuda acınızı hafifletecek bir etkiye sahiptir ancak doktora başvurmadan kullanılması tavsiye edilmez. Dahası göz kapağı kaşınmasında deri döküntüsü de görülebilir.
Bir gün uyandınız ve gözünüzde balon şeklinde bir büyüme var. Peki neden oldu? Dikkat etmezseniz bu durumlarla karşılaşacağınızı biliyorsunuz. Peki nelere dikkat etmeliyiz. İşte göz şişmesine daha doğrusu göz kapağının şişmesine neden olan durumlar. Sadece birkaç gün uygulayarak şişkinliği azaltabilir veya son verebilirsiniz.
> Aşırı alkol kullanımı
> Aşırı kafein tüketimi
> Düzensiz uyku
> Tuzlu gıdaların fazla tüketilmesi
> Beslenme düzeninde aksaklıklar
Ayrıca, başka bir hastalık için kullandığınız ilacın yan etkisinden dolayı da gözünüz şişebilir. Bu durumlardan mutlaka doktorunuza başvurmayı unutmayın…
Buradaki linkte gayet güzel hazırlanmış bir görme keskinliği testi var. Testi uyguladıktan sonra sitemizin bu yazının devamındaki yorum bölümüne girerek sonuçlarınızı paylaşabilir, diğer ziyaretçilerimiz ile sonuçlarınızı karşılaştırabilirsiniz. Böylece en doğru yanıtı alacağınızdan eminiz. Eğer görme sorunu yaşıyorsanız veya bozukluk var ise yukarıdaki tablo size bu konuda bilgi verebilir. Burada yapılan test uzak mesafe E testi olarak kabul ediliyor. Ancak testte dikkat edilmesi gereken bir nokta da bilgisayar ekranından görüntüye bakmak, görmeyi değiştirebileceğidir. Çünkü her ekranın kontrastı veya renk tonu farklı olabileceğinden yukarıdaki fotoğrafı yazıcıdan çıktı almanız her zaman tavsiye edilir. Bütün bunların sonunda yine de testin sonucundan kuşku duyuyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz şiddetle tavsiye edilir.
Göz birbiri içine geçmiş 3 tabakadan oluşmaktadır. Sert tabaka denilen dış kısım beyazdır. Bu kısım gözü en dıştan sarar ve koruyucu işleve sahiptir. Gözün dış kısmını sararak gözün şeklini alır ve orta kısıma doğru basıktır. Bir cismin görülebilmesi için insan gözüne ışıklar gelmeli bu ışıkların göz aracılığı ile beyine iletilmesi gerekmektedir. Bir cismin ışık kaynağı olmasa bile başka cisimlerden aldığı ışığı yansıtarak göze ulaştırması halinde yine görme işlevi sağlanabilir.
Ancak bu bilgiler yeterli değildir görme işlevi yalnızca göze gelen ışıkların iletilmesiyle değil aynı zamanda bu ışıkların ayırt edilmesi ve yorumlanmasıyla da oluşur. Bu sayede görme merkezindeki sinir hücreleri faaliyete geçerek cismin düz ve renkli görüntüsünü oluşturmaktadır. Göz merceği ise bu ışıkları kırarak retina üzerine düşürür. Bir sonraki yazımızda gözün gelişimini inceleyeceğiz.
Göz insanın görme duyusunu oluşturan en önemli organlardan biridir. İnsanın görme işlevini beyine iletirken aynı zamanda dış dünya ile de görsel temas kurmayı sağlar. Göz bir iç organ mı yoksa dış organ mı tam olarak belirlenemez çünkü yaptığı işlevler bakımından iç organ sayılsa da gözlerimizin bir kısmının vücudumuzun dışında konumlanması gözün bir dış organ olarak da tanımlanmasına sebep olmuştur. Çoğu zaman insanlar gözün mükemmel bir organ olduğunu ve hatasız çalıştığını öne sürmüşler, biyolojik ve arkeolojik bilgilerinin yetersiz olmasından kaynaklanan bu durumları açıklayamadıklarından konuyu kapatma eğilimi duymuşlardır.
Öncelikle şunu belirtelim gözün evrimsel sürecine bakıldığında çok da mükemmel olmayan bir durumla karşılaşılır. Ayrıca gözün içerisindeki kör nokta onu mükemmel bir organ olmaktan çıkartmaktadır. Anlatıldığı gibi gayet basit ve görme işlevini sağlayan bir organdır. Bilinen yanlış şeylerin dışında görme işlevini göz değil beyin yapar. Göz yalnızca dış dünyadaki ışıkların beyne iletilip yorumlanmasına yardımcı olur yani gören göz değil yine beyindir. Değişik bilgilerin yorumlanması ve açıklanması yine beyin tarafından mümkündür ki zaten aşırı ışık veya parlamalarda baş ağrısı görülebilir.